Avrupa Yakasi

TANEM

0539 344 29 00
Sisli

EZEL

0531 609 52 75
Sisli

SEDA

0538 545 60 45
florya

Rus Aleyna

0538 075 94 36
Sisli

TUGCE

0537 036 98 48
Atasehir

AYCA

0538 448 78 04
Atasehir

CEYDA

0538 447 49 62
Bayrampasa

INCI

0507 516 58 87
Sisli

SUDE

0534 084 15 04
Sisli

IRMAK

0538 046 76 62
ANKARA – Ziraat Bankası Personel Vakfı, Ankara, Aydın, Mersin ve Balıkesir’deki çok sayıda taşınmazı satışa çıkardı. Satışa çıkarılan taşınmazlar arasında KuÅŸadası’nda bulunan denize sıfır bir otel de yer alıyor.

Ziraatin Vakfı birçok ildeki otellerini satışa çıkarıyor

Ziraat Bankası Personeli Vakfı’nın taşınmaz satış ilanı Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, Aydın’ın, KuÅŸadası ilçesi Sahil Siteleri adresinde bulunan 9 bin 836 metrekarelik arsa üzerine kurulu 156 oda kapasiteli, denize sıfır otelin de arasında bulunduÄŸu birçok taşınmaz satışa çıkarıldı. Satışa çıkarılan taşınmazlar arasında ayrıca Aydın’da 33 bin 260 metrekarelik bir arsa, Balıkesir’de denize sıfır bir kamp tesisi, Mersin’de dükkanlar, Ankara’da ise Ulus’ta bulunan İş Hanının 1, 2, 3, 4 ve 5. katları, ayrıca Gölbaşı’nda yer alan arsalar ve Yenimahalle’deki bir arsanın hissesi satışa çıkarıldı.
Taşınmazlar, kapalı zarf teklif alma ve birden fazla teklif varsa, en yüksek kapalı teklif üzerinden teklif sahipleri arasında açık artırma veya pazarlık yoluyla ihale yapılmak suretiyle, peÅŸin veya vadeli olarak satılacak. İlk ihale 13 Mart 2013 günü yapılacak. İhale, Vakfın Ankara’daki Genel Müdürlüğü’nde gerçekleÅŸtirilecek.
Leave A Comment, Written on Mart 1st, 2013 , istanbul

rsitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Soner Kazaz, 2012 verilerine göre Türkiye’de 76 milyon dolarlık süs bitkileri ihracatının söz konusu olduÄŸunu belirterek, “2013 yılı sonu itibarıyla 100 milyon dolarlık süs bitkisi ihracatı hedefleniyor” dedi.

Süs bitkilerinde ihracat hedefi 100 milyon dolar

Kazaz, Türkiye’de her yıl süs bitkilerine yönelik üretim alanlarının geniÅŸlediÄŸini söyledi.

Üretim arttıkça Türkiye’nin bu sektörde yaptığı ihracatın da arttığını belirten Kazaz, “Son bir yıl içerisinde ihracat rakamlarımız yüzde 35 civarında arttı” diye konuÅŸtu.

Üretim alanlarının en çok Akdeniz Bölgesi’nde olduÄŸunu anlatan Kazaz, şöyle devam etti:

“Türkiye’de 2012 verilerine göre yaklaşık 33 bin 500 dekar alanda süs bitkileri üretim alanı mevcut. Bunun 11 bin 400 dekar alanını kesme çiçekçilik oluÅŸturmakta. Üretim alanlarını deÄŸerlendirdiÄŸimizde Akdeniz Bölgesi ön planda. Bunu Marmara ve Ege izlemekte. Türler bazında ele aldığımızda ise Akdeniz’de ağırlıklı olarak karanfilin, Ege’de kesme gül, kasımpatı ve nergisin, Marmara’da da yine kesme gül ve karanfilin ön planda olduÄŸunu görüyoruz. Türkiye’den 2012 verilerine göre 76 milyon dolarlık süs bitkisi ihracatı söz konusu. Bunun 27 milyon dolarını kesme çiçekler oluÅŸturmakta. Kesme çiçek ihracatının yüzde 90′lık kısmını da yaklaşık 25 milyon dolarla karanfil oluÅŸturmakta. Üretim alanları stabil olarak artış gösterse de ihracat rakamlarının son yıllara göre giderek arttığını anlıyoruz.”

“Süs bitkilerinde ihracat hedefi 100 milyon dolar”

Türkiye’nin süs bitkilerinde ihracat hedefini yükselttiÄŸini vurgulayan Kazaz, şöyle konuÅŸtu:

“Eskiden sadece kesme çiçek ihracat edilirken son yıllarda özellikle Türkmenistan, Azerbaycan ve Irak gibi ülkelere dış mekan süs bitkileri ihracat edilmektedir. Yine 2012 verilerine göre yaklaşık 43 milyon dolar civarında dış mekan süs bitkileri ihracatımız söz konusu. Kesme çiçek sektörü yoÄŸun bir sektördür. Türkiye’de dolaylı olarak 250 bin kiÅŸiye istihdam olanağı saÄŸlıyor. Birim alanında çalışan eleman sayısı ve birim alanındaki getirisi ile beraber önemli sektörlerimizden biri olduÄŸunu söyleyebiliriz. İhracat rakamlarımızın her yıl iyiye gittiÄŸi bir gerçek. Bir önceki yıl 56 milyon dolar olan ihracatımız bir sonraki yıl yaklaşık yüzde 35 artışla 76 milyon dolar oluyor. 2013 yılı sonu itibarıyla 100 milyon dolarlık süs bitkisi ihracatı hedefleniyor. Biz bu rakamın gerçekleÅŸeceÄŸini düşünüyoruz.”

“Özel günlerde üretim tüketimimizi karşılamıyor”

Kazaz, Türkiye’de özel günlerde çok çiçek tüketiminin olduÄŸunu ve bu nedenle üretimin tüketimi karşılamadığını belirterek, ÅŸunları kaydetti:

“Türkiye özellikle karanfil ihracatçısı bir ülke. Kesme çiçek açısından sadece ağırlıklı olarak kesme gül ithal ediyoruz. Bunun yanında kesme orkide ithal ediyoruz. Fakat Türkiye’deki üretim alanları da tüketimimizi karşılamıyor. Özellikle 14 Åžubat Sevgililer Günü ve 8 Mart Kadınlar Günü’nde. Bunun için de özellikle Hollanda, Kenya, Kolombiya ve Ekvador gibi ülkelerden kesme gül ithal ediyoruz. Yine aynı ÅŸekilde orkideyi de ithal ediyoruz.”

Doç. Dr. Soner Kazaz, Karadeniz Bölgesi’nin iklim yapısının bu çiçek türlerinin yetiÅŸmesi konusunda çok müsait olduÄŸunu sözlerine ekledi.

Leave A Comment, Written on Åžubat 28th, 2013 , cevizlibaÄŸ

Badem ve erik aÄŸaçlarının ÅŸubat ayı ortasında çiçek açması ve diÄŸer meyve aÄŸaçlarının “uyanma” dönemine girmesi, çiftçiyi olası bir don olayına karşı endiÅŸelendirdi.
Çiftçileri yalancı bahar korkusu sardı

İZMİR  - Badem ve erik aÄŸaçlarının ÅŸubat ayı ortasında çiçek açması ve diÄŸer meyve aÄŸaçlarının “uyanma” dönemine girmesi, çiftçiyi olası bir don olayına karşı endiÅŸelendirdi.

Manisa Ziraat Odası BaÅŸkanı Nuri Sorman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hava sıcaklarının uzun süreden beri mevsim normallerinin üzerinde seyrettiÄŸini, bu durumun meyve aÄŸaçlarında “erken uyanmaya” yol açtığını söyledi.
Meyve ve baÄŸ alanlarında mart ayı sonunda olması gereken tomurcuklanmanın “yalancı baharla” birlikte yaklaşık bir ay önce baÅŸladığını dile getiren Sorman, olası bir don olayı nedeniyle üreticinin büyük risk yaÅŸadığını ifade etti.
Ege Bölgesi’nin bir çok yerinde badem ve erik aÄŸaçlarının çiçek açtığını, sıcak havaya aldanan aÄŸaçların beyaza büründüğünü belirten Sorman, “Badem ve eriÄŸin dışında diÄŸer meyve aÄŸaçları da çiçek açma dönemine girdi. Geçen hafta Antalya’daydım. Bu bölgede de meyve aÄŸaçlarında çiçek açmanın yanı sıra tomurcuklanma var” dedi.
Ürün rekoltesini doğrudan etkiliyor
Şubat ve mart aylarındaki iklim şartlarının meyve rekoltesini doğrudan etkilediğine dikkati çeken Nuri Sorman, şöyle konuştu:
“Meyve ve baÄŸ alanlarında mart ayı sonunda olması gereken uyanma, havaların sıcak gitmesi nedeniyle ÅŸimdiden baÅŸladı. Bundan sonra en büyük korku yaÅŸanabilecek don olayı. Önümüzde bitkiler için tehlikeli olan mart ayı var. Bu ayda zirai don ve kırağı olma ihtimali yüksek. SoÄŸukların geri gelmesiyle birlikte aÄŸaçlarda açan çiçekler donarak dökülür. Ürünün soÄŸuk yemesi durumunda rekolte kaybı yaÅŸanır.
Don olayı riskine karşı çiftçiler ürününü sigortalatmalı. Bu doÄŸa olayına karşı yapılabilecek bir ÅŸey yok. Üretici ürününü sigortalayarak riskini azaltabilir. Tarım Sigortaları Havuz Sistemi (TARSİM) bu anlamda iyi bir fırsat. Sigorta poliçelerinin yarısını da devlet ödüyor.”
Leave A Comment, Written on Şubat 27th, 2013 , bakırköy
TASD Başkanı Hüseyin Çetin, haksız rekabete yol açan ayakkabı ithalatı uygulamalarını ve yerli sanayiciyi koruyan çözüm önerilerini düzenlenen basın toplantısında açıkladı.

 

İSTANBUL  - Türkiye Ayakkabı Sanayicileri DerneÄŸi (TASD) BaÅŸkanı Hüseyin Çetin, 2012 yılında ithal edilen ayakkabıların 38 milyon çiftinin profesyonel oyunculara yönelik “özel teknoloji ihtiva eden ayakkabı” statüsünde Türkiye’ye sokulduÄŸunu belirterek, “Zannedersiniz ki Türkiye’de 38 milyon NBA basketbolcusu var. İthalatçılar,vatandaşın giydiÄŸi sıradan ayakkabıyı korunma önlemlerinden kaçırmak için bu statüde göstererek, ekonomimize 681 milyon dolarlık zarar verdi” dedi.

Ayakkabı sanayicileri hileli ithalattan şikayetçi

TASD Başkanı Hüseyin Çetin, haksız rekabete yol açan ayakkabı ithalatı uygulamalarını ve yerli sanayiciyi koruyan çözüm önerilerini düzenlenen basın toplantısında açıkladı.
90′lı yıllarda Türkiye’nin ayakkabı ihracatının ithalattan yüksek olduÄŸunu anlatan Çetin, “Korunma önlemlerine raÄŸmen 2006 yılında 237 milyon dolar ihracata karşılılık 515 milyon dolar ithalat, 2010 yılında 396 milyon dolar ihracata karşılık 660 milyon dolar ithalat, 2012 yılında da 546 milyon dolar ihracata karşılık 864 milyon dolar ithalat gerçekleÅŸtirdik” diye konuÅŸtu.
Çetin, ayakkabı sektöründe 1994 yılında yüzde 566 olan ihracatın ithalatı karşılama oranının 2012 yılında yüzde 63 olduğunu ifade ederek, 2003-2012 arasındaki döneminde de ihracattaki artışın yüzde 196, ithalattaki artışın yüzde 352 olduğuna dikkati çekti.
60 milyon dolarlık vergi kaybı
Korunma önlemlerinin uygulamaya konduÄŸu 2006 yılında Türkiye’nin 35 milyon çift ayakkabı ithalatının yüzde 7′sinin korunma kapsamı dışında ithal edildiÄŸini, 2012 yılında ise 50 milyon çift olan ayakkabı ithalatının yüzde 77′sinin korunma kapsamı dışında geldiÄŸine iÅŸaret eden Çetin, şöyle devam etti:
“2012 yılında korunma önlemlerinin uzatılması sırasında yapılan bir uygulama ile ‘özel teknoloji ihtiva eden ayakkabılar’a bir muafiyet saÄŸlandı. 2012 yılında ithal edilen ayakkabıların 38 milyon çifti profesyonel oyunculara yönelik ‘özel teknoloji ihtiva eden ayakkabı’ statüsünde Türkiye’ye sokuldu. Zannedersiniz ki Türkiye’de 38 milyon NBA basketbolcusu var.
İthalatçılar, vatandaşın giydiÄŸi sıradan ayakkabıyı korunma önlemlerinden kaçırmak için bu statüde göstererek, ekonomimize 681 milyon dolarlık zarar verdi. Buradaki vergi kaybı da bizim hesaplarımıza göre 60 milyon dolar. 2012 yılında bu oranın maksimum yüzde 10-12 olabileceÄŸini düşünüyoruz. Yüzde 77 olması burada haksızlığın ve hileli ithalatın olduÄŸunu gösteriyor.”
Özel teknoloji ihtiva eden ayakkabıların hepsinin Türkiye’deki ayakkabı sanayicileri tarafından üretilebileceÄŸini ifade eden Çetin, bu baskının sektörün Ar-Ge, inovasyon ve ek yatırım yapmasına önemli derecede engel olduÄŸunu dile getirdi.
İthalatçı firmaların kendi antrepolarını kurarak “İhtisas Gümrükleri Uygulaması”nı delmelerinin sektörde rahatsızlık yarattığını vurgulayan Çetin, ithal edilen ürünlerin gerçekte hangi vergi dilimine ait olduÄŸu tam olarak bilinemeden iÅŸleme tabi tutulduÄŸunu savundu.
Ek vergi ve ihtisas gümrükleri talebi
Ayakkabı sektörünün 2023 yılı için ihracat hedefinin 1,5 milyar dolar olduğunu kaydeden Çetin, bu hedefe ulaşmak için tekstil ve diğer sektörlerde olduğu gibi ayakkabıcılıkta da bir ek vergiye ihtiyaç olduğunu belirtti.
Çetin, haksız ithalata yol açacak her türlü uygulamanın kaldırılması için sınırlı sayıda ihtisas gümrüklerine geri dönülmesi gerektiğini de söyledi.
Emek yoÄŸun bir sektör olan ayakkabıcılıkta kapasite oranının artmasıyla en az 90 bin kiÅŸiye ek istihdam yaratabilecek potansiyel bulunduÄŸunu ifade eden Çetin, Türkiye’de genel ihracat yüzde 12,6 artarken, ayakkabı sektöründeki ihracatın yüzde 23,8 arttığını bildirdi.
İşletme kapasitesi 22 bin 500, üretim kapasitesi 500 milyon çift ve yarattığı istihdam 240 bin kiÅŸi olan Türkiye ayakkabı sektörünün ülke ekonomisine katkısının 5,2 milyar dolar olduÄŸunun bilgisini veren Çetin, Türkiye’nin yıllık ayakkabı tüketiminin 150 milyon çift olduÄŸunu ve Avrupa’nın 3′üncü, dünyanın ise 9′uncu büyük üretim merkezi konumunda bulunduÄŸunu söyledi.
Çetin, en çok ihracat yapılan ülkenin Rusya olduÄŸunu, Türkiye’den çıkan 5 çiftten birinin Rusya pazarına gittiÄŸini, bu ülkeyi Irak, Almanya, Özbekistan, Kırgızistan ve İtalya’nın takip ettiÄŸini de sözlerine ekledi.
Leave A Comment, Written on Şubat 26th, 2013 , bahçelievler

GüneydoÄŸu Anadolu Bölgesi’nden 2013 yılının ocak ayında yapılan tekstil ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,8 artarak 212 milyon 607 bin dolar oldu.
Güneydoğunun tekstil ihracatı arttı

GAZİANTEP – GüneydoÄŸu Anadolu Bölgesi’nden 2013 yılının ocak ayında yapılan tekstil ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,8 artarak 212 milyon 607 bin dolar oldu.

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlenen bilgiye göre, bölgeden geçen yılın ocak ayında 157 milyon 740 bin dolar tekstil ihracatı gerçekleştirildi. 2013 yılının ilk ayında bölgeden yapılan tekstil ihracatı yüzde 34,8 artışla 212 milyon 607 bin dolara yükseldi.
Ocak ayındaki tekstil ve hammaddeleri ihracatı kaleminde ise 56 milyon 563 bin dolarlık iplik, 62 milyon 123 bin dolarlık kumaş, 17 milyon 122 bin dolarlık konfeksiyon ürünleri, 5 milyon 117 bin dolarlık elyaf, 1 milyon 982 bin dolarlık makine ve aksamları, 15 milyon 771 bin dolarlık çimento ve toprak ürünleri ile 53 milyon 929 bin dolarlık kimyevi maddeler yer alıyor.
En çok tekstil ihracatı yapılan ülkeleri, Irak, İtalya, Birleşik Krallık ve Belçika oluşturdu.
2012 yılında ise bölgeden toplam 2 milyar 433 milyon 175 bin dolarlık tekstil ve ham maddeleri ihracatı gerçekleştirilmişti.
Leave A Comment, Written on Şubat 25th, 2013 , avrupa yakası

BALIKESİR – Sezon başında 4,2 liraya kadar düşen yeni ürün sızma zeytinyağının litre fiyatı ihracattaki artışla 5,5 liraya, 3,5 liraya kadar gerileyen 5 asit rafinelik zeytinyağının litresi ise 4,50 liraya çıktı.
Zeytinyağındaki fiyat artışı üreticiyi umutlandırdı

Edremit Ticaret Odası Zeytin ve Zeytinyağı Gıda Meslek Komitesi Başkanı Doğan Öge, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sezon başında fiyatları adeta dibe vuran zeytinyağı sektöründe bugünlerde canlılık yaşandığını söyledi.
z1-001.jpg
Fiyatların ortalama bir lira arttığını vurgulayan Öge, bunun da yaklaşık 12 milyon zeytin aÄŸacının bulunduÄŸu Edremit Körfezi’nde zeytin üreticisini umutlandırdığını bildirdi. 2012′nin eylül ayında, ilk zeytin hasadına baÅŸlandığında piyasalarda büyük bir durgunluk yaÅŸandığına dikkati çeken Öge şöyle konuÅŸtu:
“İhracatçının baÄŸlantı yapamamasından dolayı sıkıntı yaÅŸandı. Dolaylı olarak alım talepleri olmadı. Alım talebinin olmaması da zeytinyağı fiyatlarının dip yapmasına neden oldu. 2012 yaz sezonunda fiyatlar gerilemeye baÅŸlamıştı, sızma yağın kilosu 5 liralara kadar inmiÅŸti. Eylül ayında ilk hasatla beraber sızma zeytinyağının kilogram fiyatı 4 lira 20 kuruÅŸa kadar indi. 5 asit grubu ham zeytinyağı fiyatları da 3,5 liralarda dolaşıyordu. Bu durum, yılbaşına kadar böyle devam etti. Yağın litre fiyatında yavaÅŸ yavaÅŸ 10 kuruÅŸ, 20 kuruÅŸ oranında yükselmeler oldu. Daha sonra TARİŞ, ortağından alış fiyatını açıkladı. 5 asit yaÄŸa 3,80 kuruÅŸ, sızma zeytinyağının fiyatı olarak da 5,30 kuruÅŸ net rakamlar olarak verildi.”
Leave A Comment, Written on Şubat 24th, 2013 , ataköy

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AÅž tarafından Türkiye Yayıncılar BirliÄŸi iÅŸbirliÄŸiyle düzenlenen 31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluÅŸu, 40 ülkeden yayınevleri, telif ajansları ve konuk yazarların katılımıyla Büyükçekmece’deki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde açıldı.

AA‘nın haberine göre, 31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı açıldı. Fuara 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluÅŸu, 40 ülkeden yayınevleri, telif ajansları ve konuk yazarlar katılacak. Gülten DayıoÄŸlu’nun ”Onur Yazarı” olduÄŸu ve ana teması ”ÇocukluÄŸum Yurdumdur-Çocuk ve Gençlik Edebiyatı” olarak belirlenen kitap fuarı, çocuk etkinliklerine ev sahipliÄŸi yapacak. Fuar süresince Gülten DayıoÄŸlu’nun katılımıyla çocuk edebiyatı üzerine panel ve söyleÅŸiler düzenlenecek.

Fuarın ilk 4 günü açık kalacak ”Uluslararası Salon” kapsamında Hollanda ”Onur KonuÄŸu” olarak yer alacak. Hollanda’dan yayınevlerinin katılımıyla düzenlenecek konuk ülke etkinlikleri kapsamında modern Hollanda edebiyatının önemli isimleri fuarın konuÄŸu olacak.

Yurt dışından çok sayıda yayınevi fuarın ilk dört günü 10 No’lu salonda yer alacak. Bu sene 40 ülkeden yayıncıların katılacağı uluslararası salonda, Almanya, Azerbaycan, Hollanda, Hindistan, İngiltere, İran, İtalya, İspanya, Romanya, Rusya, Suudi Arabistan ve Macaristan’dan yayınevleri bulunuyor.

Ayrıca bağımsız edebiyat topluluğu LAF (Literature Across Frontiers) bünyesinde ise 24 ülkeden bağımsız yayıncı, edebiyat topluluğu ve kültür merkezi yer alıyor.

Telif Ajansları özel bölümüne ise ABD, Hollanda, İngiltere, İran, İrlanda, İspanya, İtalya, Yunanistan, İsrail ve Lübnan’ın önde gelen telif ajanları katılıyor. Ajanslar, dört gün süresince yayıncılarla bir araya gelerek, profesyonel buluÅŸmalar gerçekleÅŸtirecek.

Kitap fuarı, bu yıl da önemli sergilere ev sahipliği yapıyor.

Kitap fuarıyla ilgili en güncel haberler, konuk yazarlar, katılımcı yayınevleri, imza günleri ve etkinlik programıyla ilgili her türlü güncel haber ”www.facebook.com/istanbulkitapfuari” ve ”www.twitter.com/kitapfuari” üzerinden takip edilebilecek.

DÜNYA’nın, Merkez Bankası’nın ödemeler dengesi verilerinden yaptığı hesaplamaya göre 2012′de Türkiye’de doÄŸrudan ve portföy yatırımı bulunan yabancı yatırımcılar ve Türkiye’ye borç veren kreditörler için karlı bir yıl oldu.

 10 yılda 114 milyar dolar kaynak dışarıya aktarıldı

Naki BAKIR
DÜNYA – Son 10 yılda, dış kredilere ödenen faizler, yabancıların Türkiye’deki doÄŸrudan yatırımlardan kar transferleri, sıcak para fonların hisse senedi, DİBS gibi araçlara park etmiÅŸ portföy yatırımlarından elde ederek ülkelerine aktardıkları kazançlar ve Türkiye’de çalışan yabancıların aldığı ücret ve primlerden aktarmalar yoluyla yurtdışına gerçekleÅŸen toplam kaynak transferi miktarı 114.2 milyar dolara ulaÅŸtı.
DÜNYA’nın, Merkez Bankası’nın ödemeler dengesi verilerinden yaptığı hesaplamaya göre 2012′de Türkiye’de doÄŸrudan ve portföy yatırımı bulunan yabancı yatırımcılar ve Türkiye’ye borç veren kreditörler için karlı bir yıl oldu.

İşte o transferler:

1 – Faiz transferi 11.8 milyar dolar
Leave A Comment, Written on Åžubat 22nd, 2013 , ÅŸirinevler

UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunan Terracotta Heykelleri, 21 Kasım’da Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergilenecek

UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınan Çin’in meÅŸhur Yeraltı Ordusu’ndaki Terracotta Heykelleri’nin 5′i İstanbul’a getirildi. Heykeller Topkapı Sarayı Müzesi’nde 21 Kasım’da açılacak Çin Hazineleri Sergisi’nde sergilenecek.

Rahatsızlığı nedeniyle yoÄŸun bakımda tedavisi süren Müslüm Gürses’e Fazıl Say’dan destek geldi. YaÅŸanan “arabesk” tartışmalarını da hatırlatan Say, “Hayata dön Müslüm baba” dedi.

Müslüm Gürses’in rahatsızlığı nedeniyle yoÄŸun bakımda tedavisi sürerken Fazıl Say Facebook hesabından geçmiÅŸ olsun dileÄŸinde bulundu. Açıklamasında “arabesk” tartışmalarına da deÄŸinen Say, “Hayata dön Müslüm Baba” dedi.

Say açıklamasında şu sözlere yer verdi:

“Müslüm baba’ya acil ÅŸifalar diliyorum, en derin hislerimle; dayansın ve yaÅŸamak kazansın, hayata dönsün isterim. En sert tartışmalarda en ağır sözleri karşılıklı söylemiÅŸ olsak bile, bu hayatta bambaÅŸka müzik kulaklarımız, bambaÅŸka gelecek hayallerimiz olsa bile, sonuçta bütün kavgalar da insanidir, bir insanın yaÅŸama dönmesini istemek de insanidir, sonuçta insanız, ölümden deÄŸil, yaÅŸamaktan yanayız, hayata dön Müslüm baba.”

Escort Ataköy, Ataköy Escort, Escort Bayan, Escort istanbul is proudly powered by WordPress and the Theme Adventure by Eric Schwarz
Entries (RSS) and Comments (RSS).

Escort bayan ataköy

 Aþk